Dijital Çağın Çocuklarını Nasıl Eğitmeliyiz?

Tarih : Görüntülenme Sayısı: 283
Dijital Çağın Çocuklarını Nasıl Eğitmeliyiz?
Dijital Çağın Çocuklarını Nasıl Eğitmeliyiz?Çocuğun kişilik gelişimi!
 
Çocuk korunmaya‚ ilgiye ve sevgiye muhtaç bir varlıktır. Çocuk dünyaya geldikten sonra ebeveynlerinin çocuğuyla kurduğu iletişim ve tutumları çocuğun ruhsal gelişimini etkiler. Ailenin uygun tutum ve davranışlarıyla  çocuğun ruhsal ve davranışsal gelişimi sağlıklı yapılandırılabilir. Ancak ebeveynler çocuklarına yeterli düzeyde ilgi ve sevgi göstermez‚ kişilik gelişiminde uygun rol model olmaz ise çocuk uyum‚ davranış‚ sosyal sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.
 
Çocuğun kişilik gelişimi‚ çocukluk döneminden itibaren çevresinde yaşayan insanların davranış ve tutumlarını taklit eder. Bu taklit önce anne ve baba imajı ile başlar.
 
Kişilik doğrudan doğruya anne- babanın çocuğu ile karşılıklı kurduğu ilişkiden doğmaktadır. Kişilik çocukla içinde yaşadığı toplumla sıkı ilişkilerden‚ çok kuvvetli duygusallıklardan oluşmakta çocuk ile çevre arasındaki ilişkinin‚ diyalogun ve etkileşiminin sonucu olarak değerlendirilmektedir. Bir çocuğa ana babası nasıl davranırsa‚ çocuk da diğer kişilere karşı öyle davranır. Önce karakterin‚ daha sonra kişiliğin oluşmasında ve gelişiminde çocuk‚ ana baba etkileşimi sürecinde sevgi ve disiplin temel rol oynar. Çocuğun karakteri‚ çoğu kez kendisini ana babasının verdiği davranış özelliklerini yansıtır.
 
Çocuğun gelişimi ve kitle iletişim araçları
 
Çocuğun gelişimini belirleyen kurumlar aile ve okul iken hızla değişen iletişim araçlarıyla televizyon‚ sinema‚ cep telefonları ve internet yayınları dolaylı yoldan etkileyen güçlü kitle iletişim araçlarıdır. Televizyon ve internet yayınları bunlar arasında en etkinlerindendir. Günümüzde insanlar televizyondan ve internet yayınlarından gördükleri ve radyodan işittikleri iyi bir yaşam biçimi ve toplumun politikası hakkında bilgi sahibi olmakta‚ başkalarına olan tutumlarını bunlara göre ayarlamaktadırlar.
 
Kitle iletişim araçları ve medya bireyin dünya görüşünü‚ tutum ve davranışlarını etkilemekte ve geri bildirimler ile insanları belirli bir yolda değiştirmektedir. Her birimizin gözlemlediği gibi reklamlar‚ çocuklar üzerindeki etkileri yadsınamaz. Bu kitle iletişim araçlarından olumlu/olumsuz anlamda en çok etkilenen kesim ise çocuklardır.  Başta bilgi edinme‚ öğrenme ve iletişim olmak üzere birçok faydası olan bilgisayar ve internetin özellikle çocuklar üzerinde fiziksel‚ sosyal ve psikolojik etkilerinin yanında birçok tehlikeler içerdiği de göz ardı edilemez bir gerçektir. Bilimsel araştırmalarla‚ medya araçlarının çocukların fiziksel‚ psikolojik‚ sosyal gelişmelerini olumsuz etkilediği uzmanlar tarafından belirtilmektedir.
 
Fiziksel etkileri
 
Saatlerce televizyon ve bilgisayar karşısında hareketsiz oturan çocuklarda beden gelişiminin sağlıksız ve yetersiz olmasıdır.
 
Bu hareketsizliğin verdiği huzursuzluk ve sinirli ruh hali oluşturmasıdır.
 
Göz rahatsızlıkları‚ beslenme hazım bozuklukları ve mide ağrıları.
 
Kalp atışlarında anormal derecede hızlanma.
 
Psikolojik etkileri
 
Çocuklarda internet kullanımının ve kullanamamanın getirdiği stres ve endişeye yol açmaktadır. Bir süre sonra kimi çocuklarda içine kapanıklık. Uyku rahatsızlıkları ve kabuslar görülebilir. Sürekli şiddet içerikli yayın ve oyunlara maruz kalan çocuklarda saldırganlık davranışında artma söz konusudur.
 
Çocukta uyum ve davranış sorunlarına yol açıyor
 
Televizyon kitle iletişim araçları arasında etkinliği en fazla ve yaygın olandır. Evde TV nin açık kalma süresinin 1 ile 18 saat arasında değiştiği ülkemizde çocuğun zihinsel dünyasının ve kültürünün inşasında televizyon küçümsenemeyecek bir öneme sahiptir.
 
Televizyon ve  internet‚ çocukların dünyasında belirgin değişimler yaratmıştır. Ancak en önemlisi‚ çocukların kimi zaman kendi istekleri ile kimi zamanda yetişkinlerin izleme tercihleri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları çeşitli medya içerikleri‚ çocukları yetişkinlerin başa çıkmada zorlandıkları bir kaygı dünyasına taşımaktadır. Televizyon aracılığıyla‚ sürekli tekrarlarla sunulan ve genellikle kaygı uyandıran haber içeriklerine ve görüntülere kolektif olarak maruz kalınmaktadır. Bunların çocuk psikolojisi üzerindeki etkisi yetişkinlere kıyasla çok daha fazladır.
 
Çocukta özgüven gelişimine önem vermeliyiz!
 

Çocukta uyum ve davranış sorunlarını çözümleyebilmek ebeveynler çocukla iletişim kalitesini geliştirmelidir. Sağlam duygusal temeller üzerine kurulan kişiliklerde ki çocuklar‚ hayatın beraberinde getirdiği sorunlarla baş etmeye hazırlanmış demektir. Kişilik zamanla olgunlaşır. Çocuğun fiziki‚ zihinsel ve duygusal yapısı zamanla gelişir. Önceleri duygu ve heyecanlarını denetleyemeyen çocuk büyüdükçe duygu ve heyecanlarını nasıl denetleneceğini öğrenir. Ailenin sosyal- ekonomik düzeyi‚ kültürel durumu‚ arkadaş ve okul çevresi çocuğun kişiliğinin oluşumunda önemli rol oynar. Kendine ve çevresine güvenen çocuklar‚ yaşam başarısı yüksek olmaya aday çocuklardır. Çocuk büyüdükçe‚ anne babasından ayrı bir varlık‚ farklı kişi olduğunu hisseder. Bir başkasına benzemeye çalışabilir‚ rol modelleri vardır. Sosyal varlık olarak‚ aile dışına çıkarak toplumsal ilişkilerini geliştirmeye başlar‚ arkadaş grubuyla etkileşime girer. Kişiliğin kazanılmasında aile ve sosyal çevre faktörlerin rolü büyüktür.

yazar: Fatih Kılıçarslan